Hızla Yükselen Bir Suç: Dava İstismarı

dava istismarı

Dava ve istismar kelimelerinin aynı tanım içerisinde geçmesi çok ilginç ve inanılmaz geliyor değil mi? Zaten bu suç tipini seçen faillerin de istediği bu: Kabul edilemez hatta yasal hakları kullanmaktan öte gitmeyen "masum" bir girişim olarak lanse etmek.

Nedir Bu Dava İstismarı?

Gerek uluslararası hukukta gerekse de her ülkenin kendi iç hukukunda, doğal olarak yasalar, insanlara yargıya başvurma hakkını tanır. Ancak dava türlerinin artması ve özellikle tazminat miktarlarının arttığı milenyum çağında, kolay yoldan para kazanmak isteyenlerin dikkatini tam da bu nokta çekti: Tahrik et ve tazminat kazandıracak bir fiil yapmasını sağla veya yüksek tazminata yol açan bir "sanal" gerçeklik oluştur.

İşte, sırf tazminat kazanmak için; bir kişiyi tahrik eden ve sonra "yasal haklarına saldırı" üzerinden tazminat kazanmak için hukuku aracı olarak kullanmak veya gerçekte olmayan bir durumu hukuktaki boşluklar yahut pozitif ayrımcılıklar aracılığıyla "var gibi" göstermek gibi yöntemlere başvurmak, dava istismarı olarak tanımlanır.

Amaç Sadece Para Mı?

Çoğu zaman evet ama bazı zamanlar çok daha fazlası. Özellikle aile hukukundan kaynaklı sorunlarda, maddi zarardan çok manevi zarar vermek için kullanılan dava istismarı, tüm dünyaya yayılmış durumda. 

Boşanan çiftler, ayrılan nişanlılar veya terk edilen sevgililer bu konuda en meşhur olanlar.

Boşanma davası sırasında hatta sonrasında, devamlı ve/veya art arda yasal hakları kullanıyormuş gibi gösterip, karşı tarafı devamlı emniyete/karakola/savcılığa/mahkemeye gitmeye zorlamak, devamlı yargı erkini kullanarak hayatı yaşanılamaz hale getirmek, şu an en sık başvurulan yollardan biri.

dava istismarı

Dava İstismarı İle Mücadele

Açık söylemek gerekirse, dava istismarı ile mücadele etmek çok zordur. Çünkü fail; görünürde, kanunların verdiği hakkı kullanmaktadır. Ve bu hakkı engellemek, imkansıza yakındır. 

Bu tip tacizcilerle uğraşmanın, uygulamada bulunan bazı dolaylı yolları vardır. Örneğin, açılan her haksız başvuru karşısında tazminat davası açmak, ilk akla gelendir. Ancak araştırmalar göstermektedir ki, bu tip dava istismarcıları, ekonomik anlamda durumu pek de iyi olmayan ya da kendilerini ekonomik anlamda garantiye alan kişilerdir. Haczedilebilecek malları yahut bankada paraları bulunamaz, hepsini devretmiş yahut boşaltmıştır. Bu nedenle, tazminat yahut avukatlık ücreti veya yargılama giderlerine mahkum edilmesi, bu kişiler için pek caydırıcı olmamaktadır.

Bilinen bir diğer yol ise, çok iyi arşiv tutmaktır. Aynı ilde başka adliyelerde ve hatta farklı illerdeki adliyelerde başvurularda bulunan failin, tüm başvurularını kronolojik dizi haline getirerek, her yeni başvuruda bu listeyi sunmak, yargı makamlarının dikkatini çekecektir. Bu da dava istismarcısının inandırıcılığı yok edecek, bir süre sonra her başvurusu kendisine geri dönen bir bumerang haline geleceğinden, vazgeçmek zorunda kalacaktır. 

Benzer Olaylar

Açıkça "dava istismarı" olarak anılmasa da aslında bir çok dava istismarı ile karşı karşıyayız. 

Örneğin; sosyal medya üzerinden, suç oluşturmayan ama bir kısım kişilerde ağır tahrik oluşturacak paylaşımlarla, insanların paylaşımın altında yahut mesajlarla tehdit ve hakarette bulunmalarını sağlayarak, bunu bir geçim kaynağı haline getiren bir çok kişinin, geçim kaynakları kesilmiştir. Yaklaşık 3 yıl önce bir savcının, bu konu dikkatini çekmiş ve şikayetçinin fiilini deşifre ederek, emsal niteliğinde bir karar vermiştir. Böylece, sosyal medya üzerinden yapılan bu tip dava istismarcılarının şikayetleri, şikayetçinin paylaşımındaki tahrik unsuru bakımından incelenip, geçmişte yapılan yargısal başvurular da dikkate alınarak, reddedilebilmektedir. 

Fakat aynı şeyi, "kadın hakları" adı altında yapılan dava istismarı fiilleri için söylemek pek mümkün değildir. Kadına yönelik şiddetin yadsınması, mümkün değildir. Ancak bu konudaki pozitif ayrımcılığı haksız kazanç kapısı haline getiren o kadar çok kişi var ki, bunun için her gün sosyal medyada paylaşılan haberlere bakmanız yeterli.

Peki çözüm ne? Çözüm çok basit: Tamamen hukuka uygun karar vermek. Yani kadın hakları yahut kadına karşı şiddet başlığı altında yapılan başvuruları, aynı diğer başvurular gibi, "şeklen" değil "esasen" incelemek, tüm sorunu çözecektir. İddiayı destekleyen delil bulunup bulunmadığı, sunulan delillerin hukuka uygun ele geçirilip geçirilmediği, delillerin somut olup olmadığı, delil ve olay bağlamının sağlanıp sağlanamadığı hususları incelenerek, gerekçeli bir karar oluşturma zorunluluğuna (tüm yargı kararları için geçerliği olduğu gibi) uymak, tüm sorunu ortadan kaldıracaktır. 

Ancak günümüzde özellikle Türkiye özelinde, kendisinin mağdur olduğunu iddia eden bir kadının soyut beyanıyla (hiçbir somut delil göstermeden hatta hiç delil göstermeden) hiçbir araştırma yapılmadan, matbu ve kanundaki kavramların tekrarı niteliğindeki kararlarla, masum insanların hayatları mahvedilmiştir. Bu konuda Yargıtay'ın, Anayasa Mahkemesi'nin hatta AİHM'nin yığınla verdiği bozma, hak ihlali ve uluslararası sözleşmelere aykırı karar verme içtihatları mevcuttur.

Özellikle "kadın niye yalan söylesin, sana niye iftira atsın" diyerek engizisyonu dahi mumla aratan ön kabul, hayatları mahvetmiştir ve mahvetmeye de devam etmektedir. Hatırlanacak olursa orta çağ karanlığı engizisyon uygulamasında da önce itham yapılır, bir fail yaratılır, failden tek bir şey istenirdi: Ya suçu kabul et ruhunu kurtararak öl yahut da günahkar şekilde öl. Yani her iki halde de sonuç aynıdır: Ölüm!

Bugün de aynı sistem uygulanmaktadır. Hiçbir delil sunmadan, soyut iddialarla verilen yerel mahkemenin verdiği cezalandırma kararları, Yargıtay'dan, AYM'den hatta AİHM'den dönmüştür. Peki ya dönmeyenler yahut da dönemeyenler? 

Açıkça söylemek mümkündür ki dava istismarı en çok da kadın hakları adı altında yapılmaktadır.

Yeni Dava İstismarı Trendi: Çocuk Hakları

Kadın hakları adı altında, delilsiz, soyut başvuruların tespiti, eskisi kadar gelir getirmeyen yahut intikamı sağlayan bir araç olmakta zayıf kalmasıyla, bu sefer çocuk hakları adı altında istismarlar sahaya sürülmüştür. 

Masum görünen iştirak nafakası artırım davaları, hiçbir delile dayanmayan hatta doktor raporu ile aksi sabit olan çocuğa yönelik cinsel istismar iddiaları gittikçe artmaktadır. Özellikle çocuğun velayeti kendisinde bulunan veli, çocuğun masraflarını yükseltmek için sahte faturaları mahkemeye sunma, hiçbir gerekçe yok iken çocuğu hastaneye veya psikoloğa götürerek babaya karşı manevi tazminat davası açma gibi klasik yöntemler sıkça kullanılmaya başlanmıştır.

dava istismarı

Tek Yol: Hukuk

Görüldüğü üzere "dava istismarcıları", bizi hep can evimizden vurmaya çalışmaktadırlar. Kadın hakları, çocuk hakları, kendilerine hakaret ettirerek sözde mağduru oynama; dava istismarcıların klasik yöntemleridir. Hukukun temelini oluşturan suç ve delil bağının pozitif ayrımcılık adı altında koparılması, toplumu büyük bir kaosa sürüklemiştir. Binlerce aile, çok daha fazla masum insan, pozitif ayrımcılık adı altında uğradıkları hukuksuzluk nedeniyle, haksız olarak; işlerinden, itibarlarından, çocuklarından hatta hayatlarından oldular. 

Yargı, geç olsa da bu durumun farkına varmış gibi görünse de pozitif ayrımcılık adı altında yaratılan hukuksuz uygulamalar devam etmektedir. Fakat dava istismarcıları, yeni yollar keşfetmek, kısa yoldan birilerinin parasını ve/veya hayatını gasp etmek için çalışmaya devam ettiklerini de açıkça görmekteyiz.

Bu nedenle suç ve delil bağlamını, yasal düzenlemelere bağlı olarak tekrar inşa etmek, modern delil teorisine bağlı kalmak, tüm sorunları kökten çözecek, dava istismarcılara yaptırımların artırılması, post-modern engizisyona son verecektir. 
 

Benzer Yazılar

Dişli Bir Feministin İtirafı ve Feminazi'nin Çöküşü

Bayram-Yuksekkaya 7 minutes 41 seconds

Feminzm akımının güç kaybetmeye başladıkça daha da sertleşip Feminazi haline geldiğine tüm dünya şahit oldu. Gelinen noktada, Feminzmin Erkek Düşm...

Narin Davasında Karar Verildi

Bayram-Yuksekkaya 2 minute

2024 yılı Ağustos’unda, Diyarbakır Bağlar İlçesi Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolan bir kız çocuğu için arama çalışmalarına kat...

Cinsel Kimlik'ten Cinsiyet Kimliği'ne: Bir Feminazi Kurgusu

Bayram-Yuksekkaya 5 minutes 58 seconds

Feminzimin ve özellikle post-modern feminzm veya daha doğru ifadeyle, postmodernizm ile yine her zamanki gibi strateji, kavram ve şekil değiştiren...

Bir Kamburun Cinayet Davası ve Empati

Bayram-Yuksekkaya 2 minute

İngilterede büyük bir holdingin yakınında bir kambur, köşeye kurulmuş bir büfede döner satmaktadır. Holdingin sahibi de her sabah ve akşam gelip g...

Ümit Özdağ Serbest Bırakılmalıdır!

Bayram-Yuksekkaya 2 minutes 59 seconds

Ümit Özdağ tutuklandı. Neden? Mercek altına alalım. Ankarada bir restoranda akşam yemeği yerken, restoranın yakınındaki tüm yollar kesiler...