Olay
Tarih 6 Eylül 2018. Yer; Amerika'nın Teksas eyaletinin Dallas şehri.
Polis memuru Guyger, tam 13,5 saat süren yorucu bir mesainin ardından, saat 21:33'te işten, eve gitmek üzere ayrıldı. Eve dönüş yolunda direksiyon sallarken, bir yandan da kendisini arayan cilveli sevgilisiyle telefonda konuşuyordu. Saat 21:46'da aracını apartmanın dördüncü katındaki otoparka park ettiğinde sohbetleri hâlâ devam ediyordu ve bu görüşme 21:55'e kadar sürdü. Üzerinde üniforması ve belinde tabancasıyla yürümeye başladı.
Guyger savunmasında "Daha sonra kendi evime girdiğimi sandım, yabancı bir kişinin evimde olduğunu fark ettim, bir hırsızın evime girdiğini düşündüm ve yüksek sesle uyarı yaptıktan sonra, kendi hayatımdan endişe ettiğim için ateş ettim" diye olayı tamamladı. Savunma tekniği gereği, kısa ve öz konuştu, geri kalanını savcının ispat etmesi gerektiğinden, fazla detaya girmiyordu.
Bu ifade aslında gayet mantıklıydı. Nöbetten yeni çıkan bir polis memuru, 13,5 saatlik mesainin yorgunluğu ile kaçınılmaz bir hata yapmıştı. Savunma avukatı, Dallas'taki polis memurlarına yönelik o dönem gerçekleştirilen saldırı eylemleri ile olayı "temkinli olma, kendini koruma ve memuriyet bilinci" üzerinden bağlayacaktı. Hakim ve jüri için bu gerçekten kusursuz bir hikayeydi.
Ancak bir şeyler ters gitti. Ve ortaya, hiç hesapta olmayan, bir kişi çıktı. İsmi Joshua Brown'du ve öldürülen Boatham Jean'in yan dairesinde oturuyordu. Tanık da kısa ve az konuştu: Hiçbir uyarı sesi duymadım ama silah seslerini gayet iyi duydum. Sessiz bir karşılaşma ve sonrasında yüksek desibelde iki adet silah sesi.
Savunmanın Çöküşü
Tüm plan alt üst olmuştu. Guyger Jean kendi dairesine doğru yöneldiğini söylüyordu ama etrafta yanlış katta olduğunu haykıran çok bariz işaretler vardı: Kapının önünde duran o dikkat çekici kırmızı paspas ve kendi dairesinin girişindekinin aksine burada büyük bir saksının bulunmaması... Ancak o, tüm bu görsel ipuçlarını tamamen gözden kaçırarak yanlış kapıya doğru ilerlemeye devam etti.
Kapıyı açmaya yeltendiğinde, kapının zaten aralık olduğunu fark etti. Aslında sitedeki tüm daireler otomatik elektronik kilit sistemine sahipti ancak Jean'in kapısındaki kilit arızalıydı; sertçe çekilip kapatılmadığı sürece tam olarak kilitlenmiyordu. Guyger, bu durumdan da her nedense şüphelenmemişti.
Guyger içeri adımını attığında, Jean'i salonunda, dizüstü bilgisayarının başında dondurmasını yerken bulduğunu söylemişti. Jean'in üzerinde silah veya Guyger için tehdit oluşturabilecek bir alet olduğu yönünde hiçbir delil bulunamamıştı. Ve daha da önemlisi maktul Jean, tamamen savunmasızdı. İki dairenin mimarisi birebir aynı olsa da, Jean'in evinde Guyger'ınkinden çok daha büyük bir televizyon ile kanepenin önünde duran sehpa ve puf gibi belirgin mobilya farkları vardı.
Ancak Guyger bu detayların hiçbirini fark etmedi; silahını çekerek Jean'e iki el ateş etti ve onu göğsünden vurdu. Jean göğsünden vurulmuştu, demek ki yüzünü Guyger'e dönmüştü ve Guyger'in silahına davranmasını gerektirecek hiçbir alete sahip olmadığını Guyger görmüştü.
Ya Tanık Olmasaydı
Dallas polisi, tek görgü tanığı Joshua Brown'un bu önemli beyanı olmasa, kendi meslektaşları olan ve bu kadar masum bir hikayesi bulunan memurun aleyhine, bu kadar inceleme yapar mıydı? Sanığın farklı katta olduğunu gösteren emareler, odadaki eşya farklılıkları, hatta kırmızı paspas ve büyük saksı hiç dosyaya girer miydi?
Büyük ihtimalle bir "konum/koordinat" hatası denecek ve çok az bir ceza ile sanık Guyger kurtulacaktı. Ama olayın tek tanığı Joshua Brown'un beyanı, yaşananların hiç de sanığın anlattığı şekilde bir masumlukta gelişmediğini ortaya koydu.
Hüküm: 10 Yıl
Guyger, tek tanığın beyanıyla yön değişen dava sonunda 10 yıl hapis cezasına mahkum oldu.
Dallas Bölgesi Savcısı Jason Hermus, tanık Brown'a saygılarını sunarak, "başkaları tanıklık etmeyi reddederken onun cesurca öne çıkıp tanıklık ettiğini" söyledi.
"Onun gibi daha fazla insanımız olsaydı, daha iyi bir dünyamız olurdu" diye ekledi. (Bknz: https://www.bbc.com/news/world-us-canada-49950445)
Demek ki olayda başka tanıklar vardı ve savcının beyanına göre bu tanıklar, tanıklık yapmayı reddetmişti.
Sonuç Niyetine Bir Düğüm
Bölge savcısının bile takdirini kazanan ve örnek vatandaş olarak gösterilen Joshua Brown sayesinde, adli kolluğun meslek kutsallığını kullanarak suçtan kurtulmaya çalışan bir polisin foyası açığa çıkmıştı. Joshua Brown, Guyger'in 10 yıl ceza aldığı duruşmadan tam 2 gün sonra, uğradığı bir silahlı saldırı sonucu öldürüldü!
Joshua'nın öldürülmesini, herkes Guyger davasına bağladı. Ama savcılığın yaptığı titiz araştırmalar sonucunda tanık Joshua'nın katilleri bulundu ve olayın tamamen farklı bir konudan kaynaklandığını gösterdi: Uyuşturucu ticareti.
Evet, Guyger'in davasının tek tanığı uyuşturucuya bulaşmıştı. Bir kısım kişiler, uyuşturucu ticaretine bulaşan böyle bir kişinin beyanıyla Guyger hakkında karar verilemeyeceğini ateşli olarak savunsalar da yargı, farklı görüşteydi: Tanığın, tanıklık yaptığı dönümde böyle bir olaya karıştığı yönünde bir delil yoktu. Hem eğer Joshua uyuşturucuya bulaşmış bir kişi ise, polis memuru Guyger'e tanıklık yapmamak ya da daha farklı bir tanıklık yapmak için çok farklı tekliflerde bulunabilirdi. Ancak ne Guyger'den ne de başka mecralardan böyle bir iddia hiç dile getirilmemişti.
Tek bir tanığın beyanı, modern ceza hukuku kurallarını uygulayan tüm ülkelerde, dosyadaki diğer deliller, çelişkiler ve enteresanlıklarla birleşince, tüm dosyanın kaderini değiştirebilir. Çok iyi kurgulanan Guyger'in savunmasını boşa çıkarttığı gibi...