Dünya, 2 büyük dünya savaşı gördü. Bu savaşlara dünya savaşı denmesinin nedeni, dünyada söz sahibi büyük ülkelerin açık açık karşı karşıya gelmesidir. Yoksa tarihin her döneminde sıcak savaş dünyada olmuştur.
Ayrıksı bir durum, soğuk savaş dönemidir. Yaşanan iki dünya savaşından daha çok kaynak harcanan, daha çok silah ve mühimmat üretilen bu soğuk savaş döneminde, sadece büyük güçler cephede karşı karşıya gelmemiştir. Fakat şu bilinen bir gerçektir ki soğuk savaş, dünyadaki klasik savaş yöntemini kökünden değiştirdi.
Soğuk savaşla birlikte, bir ordunun güçlü olup olmadığı konusundaki belirleyici özellikler de değişti. Asker, uçak, gemi vs. sayısı önceden bir ordunun gücünü doğrudan ortaya koyar iken, bu işler karmaşıklaşmaya başladı. Bir ülkenin sahip olduğu teknoloji ve bu teknolojiyi savaş sanayiine entegre etme kabiliyeti, o ülkenin ordusunun gücünü, asker sayısından daha kararlı bir şekilde ortaya koymaya başladı. Bu nedenle artık dünyada ülkelerin "asker, silah vs." sayıları değil, etkin teknolojik savaş kabiliyetleri yarışmaktadır.
İsrail'in Filistin'deki kıyımı sırasında İran'a yapılan müdahale, Suriye'deki rejim değişikliği, Venezuela'nın istilası ve şimdi tekrar İran ve sıradaki Avrupa hedefi, bir dünya savaşının ayak sesleri olarak yorumlanmaktadır.
Bu yoruma katılmamak mümkün değildir. Rusya-Ukrayna savaşının uzaması da bu denkleme eklendiğinde, yeni bir dünya savaşının çıkmasının kaçınılmaz olduğu açıkça görülmektedir. Ancak ortada çok bilinmeyenli bir denklem var: Trump, tüm bu insanlık dışı girişimleri, iç ve dış borcunu kapatmak ve petrollere sahip olmak için yapıyor ama diğer yandan uzun soluklu bir sıcak savaşa kalkışması, yeni bir ekonomik yük getireceğinden, Trump'ın sıcak savaş istediğini savunmak, mantıksız gelmektedir.
ABD, son 10 yıldır hiçbir mantık kuralına sığmayan işlere kalkıştı ve kendi dış ve iç borcunu katladıkça katladı. ABD, uzun zamandır dünyada en çok dış borcu olan ülkeydi ama hiç bu kadar dış borca erişmemişti. Öyle bir iç ve dış borca girdi ki, dünya üzerindeki tüm servet toplansa, bu borcun karşılanması mümkün olmayacak dereceye ulaştı.
Trump, iç ve dış borcu indirmek için önce tasarruf paketleri açıkladı ama olmadı. Sonra bir çok ülkeye (başta Kolombiya, Teksas olmak üzere) "gelin bize katılın" deme cüretinde bulundu. Ukrayna'nın kıymetli madenlerini ele geçirmek için Rusya tehdidini harladı. Kısa vadeli çözümler için uzun vadeli tüm politikaları yerle yeksan etti. Bu nedenle Trump yönetimi, "ekonomik sorunları çözmeye çalışırken sıcak savaşla yeni ve ağır bir ekonomik yük yükleme" çıkmazını mantıksız görmemektedir. "Bugünün sorununu bugün, yarının sorununu yarın çözeriz." ilkesi, Trump'ın yönetimini en iyi anlatan cümledir.
Bu soruya vereceğimiz cevap, aynı zamanda "zaman kipi"ni de barındırmalıdır. Eninde sonunda 3. Dünya Savaşının bir gün çıkacağı kaçınılmazdır. Çünkü 2 dünya savaşı geçiren bir dünya, üçüncü bir dünya savaşını da doğuracaktır.
Ama son günlerde yaşanan sıcak gelişmeler, beklenen dünya savaşının öncüsü müdür, esas konu budur. Mantıken; gerilen bu ortamın büyük bir savaşa neden olması lazımdır ama bu beklenen büyük bir dünya savaşı olur mu, buna hiç tereddüt etmeden "evet" demek mümkün değildir.
NATO başta olmak üzere AB ve diğer bölgesel ittifaklar, yeni bir dünya savaşı çıkmasın diye oluşturulan dengelerdi. Ama ABD'nin fütursuz politikaları, dengelerin ayarlarını da bozmaktadır. Ayrıca her bölgesel dengenin içine doğrudan yahut dolaylı olarak sızmayı başaran ABD, denge niteliğindeki bölgesel güçlerin de dengesini bozmaya başladı. Dolayısıyla dengeler artık birer "denge" olmaktan çok uzakta kaldılar.
Yaşanan olaylar, Ortadoğu ve Avrupa'da bölgesel savaşların çıkacağı ve bu savaşlara ABD'nin doğrudan ve dolaylı olarak katılacağı da açıkça görülmektedir. Ancak Ortadoğu ve Avrupa'daki yaşanan ve yaşanacak olan çatışmalar tüm dünyaya sıçrayacak bir niteliğe sahip değildir. Çünkü tüm dünyada, ticari anlaşmalar hâlâ geçerliliğini korumaktadır. Yeni dünyada, dünya savaşlarını, bu tip çatışmalar değil, uluslararası ticari anlaşmaların geçerliliğini koruyup korumadığı unsuru belirlemektedir.
Yazar: Bayram-Yuksekkaya - 3 minutes 41 seconds
Hakkari Yüksekovada 12 yaşında bir kız çocuğumuz olan Eslem Teker, köpeklerin saldırısı sonucu ağır yaralandı ve maalesef tüm müdahalelere rağmen, kurtarılamadı. Bu olay, kısa bir süredir uykuda bulunan başıboş kö...
MoreYazar: Bayram-Yuksekkaya - 4 minutes 5 seconds
2023 yılında, CHP ve HDP/DEM yakınlaşması nedeniyle büyük yara alan CHP ve HDP/DEM, hem toplum nezdindeki meşruiyet zeminini yeniden kazanmak hem de bu ittifaka itiraz eden CHPnin elitlerinin çekincelerini ortadan...
MoreYazar: Bayram-Yuksekkaya - 1 minute
Her nedense, özellikle cezaevine girip çıkmış kişiler, şöyle bir iddia ile ortaya çıkarlar: Ağır ceza mahkemelerinde kürsüde bulunan heyetten biri, psikolog üyedir. Bu üye, sanık savunmasını yapar iken, tanıkla...
MoreYazar: Bayram-Yuksekkaya - 5 minutes 5 seconds
İznik konseyi sonrası şu bildirge yayınlanmıştı: Biz tek bir Tanrı’ya, her şeye kadir Baba’ya, göğün ve yerin, görünen ve görünmeyen her şeyin yaratıcısına inanıyoruz. Ve tek bir Rab İsa...
More