Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Gerçek ötesi ya da günümüzdeki "postmodern" tabirle "sanal saptırma". Ana dilinde "post-truth" olarak geçen bu kavram; ilk kez 2004 yılında Ralph Keyes tarafından ortaya atıldı. Yeni icat edilen bir şey değildi ama tarihin her kademesinde, gelişmişliğe uygun olarak yaratılan gerçek ötesi iddialar/saptırmalar/manipülasyonlarla algı oluşturma çabasını ifade ediyordu.

Tanım

Aslında tam bir tanım vermek yahut sözlüklerdeki tanımlarla bu "süreçsel" kavramı tanımlamak, her daim eksik bir tanım olmaya mahkumdur. Kitlelerin, gerçeklik algısını kaybettiği yahut da kaybetmesi gerektiği dönemlerde, siyasi manipülasyonun yapılma süreci "gerçek ötesi" algısını ortaya koyar.

Örneğin Hitler'in yıkıcı, yakıcı, kan döken "herkesle savaş hatta kendinle bile" propagandasına inanmak için, gerçeklik algınızın ortadan kalkması gerekmektedir. Alman halkının kurtuluşu ancak başka insanların, kitle hâlinde ölümüne/öldürülmesine bağlıydı. Alman halkının özgürlüğü, başka halkların özgürlüğünü gasp etmekten geçiyordu. Bu kadar akla aykırı bir söyleme milyonlar nasıl inandı? Çünkü insanlarda "gerçeklik algısı" ortadan kaldırıldı ve gerçek ötesi bir saptırma/saplantı oluşturuldu.

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Popülist Söylem ve Gerçek Ötesilik

Gerçek ötesi algı oluşturmanın birinci şartı, popülist ve mantık kurallarına uymayan ama bir sorunun kesin çözümünü vadeden söylemlerdir. Trump'ın "Meksika sınırına duvar örme" fikri ne ise İngiltere'nin tüm mantıksızlığına rağmen Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı da aynı gerçek ötesi algının birer zaferiydi.

Gerçek ötesi algıda, devamlı aklı ve mantığı kutsayan rasyonellik, ulaşılan mevcut ve kötü durumun müsebbibi olarak gösterilir. Kitlelere "artık gözünü aç" çağrısı yapılır. Aslında bu "gözünü kapa ve sadece bana inan" baskısından öte bir şey değildi. Bir yandan rasyonelliği reddeden, olması gerekene isyan eden bu gerçek ötesi algı "rahipleri", diğer yandan bu söylemlerini "rasyonelleştirmeye" çalışırlar. Bu rahipler, tam bir çelişki içerisinde olduklarını kapatmak için de tüm bireylerin ortak "açığı" olan "insani dürtülerine" seslenir. "Daha zengin, daha mutlu, daha huzurlu, daha güvenli" olma vaadi; tüm dünyaya savaş açan Hitler'in de terör devleti elebaşı Netanyahu'nun da ortak söylemidir. Her ikisi de katliamını bu gerçek ötesi algı söylemleri üzerinde yükseltmiştir.

Popülist söylem; her insanda var olduğu ileri sürülen ve maalesef gerçek ötesi algı operasyonlarıyla da ispat edilen bir psikolojik rahatsızlığı hedef alır: İnsan, irrasyonel (akıldışı, gerçeklikten kopuk) şeylere, rasyonel (gerçek, akılcı) şeylerden daha çok ilgi duyar ve insan zihninde irrasyonel olan, rasyonel olanı baskılayıp öne geçer. Yoksa "bizim şeyh direkt Allah'la konuşuyor" diyen bir tarikat üyesinin sözüyle o tarikata katılan yığınla insanın veya "Amerika'yı uzaylılar yönetiyor" diyen akademisyenlerin açıklamasıyla gökyüzünde UFO gördüğünü sanan/iddia eden bu kadar kişinin varlığını açıklamak mümkün değildir.

Kapitalizm bu açığı uzun süredir kullanarak, tüketim toplumu oluşturma çabasının meyvelerini fazlasıyla almıştır. Bir markanın ayakkabısını giyerek daha iyi düşünebileceğini veya seçtiği araba markası sayesinde saatindeki akrep ile yelkovanın daha yavaş hareket ettiğine inanarak ömrünün uzadığını sanan milyonların varlığı, kapitalizmin (maalesef) başarısıdır. Kolundaki saatin, giydiği takım elbisenin, tükettiği gıdanın "içeriği" değil, markası ile daha fazla huzur, daha fazla mutluluk, daha fazla zenginlik, daha fazla güvenlik bulacağı yönündeki (aynı yukarıda Hitler ve Netanyahu'nun yaptığı vaatler gibi) vaatlere inanan hatta ateşli şekilde bunları savunan milyarlarca insan bulunmaktadır. Çünkü Freud'un dediği gibi insan; kendini toplumsal nedenlerden dolayı baskılayan; ancak temelde irrasyonel eğilimleri güçlü olan bir varlıktır ve bir kez bu akıldışı argümanlara inandı mı, etrafını da inandırmak için ateşli bir savunucu, olağanüstü güçleri olduğunu sanan süper kahramana dönüşür.

Aklı esas alanların kabul ettiği "gerçekleri/hakikatleri", "eskilerin uydurması, tarihi geçmiş boş fikirler" olarak değerlendirmeye başlayan, aklı devre dışı bırakıp, sanal saptırmalara esir olan kitleler, tam bu noktada; ahlak, etik gibi değerleri de "pencereden fırlatıp atmaya" başlarlar. Ve böylece onlar için "yolsuzluk yapan siyasi, başarısız devlet adamı" kötü değildir. Hakikatten kopuş bir kez başladığında, iyi-kötü ayrımını yapma yetisi de kaybolmaya yüz tutar, uyuşturucu bağımlılığı ve saldırganlık artık "meşru" görünmeye başlar. Tam bu noktada oluşan kopuşları da "terör örgütleri" kullanarak, eleman devşirmeye yönelik faaliyetlerini yoğunlaştırırlar.

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Postmodern Dönemde Post-truth

Sosyal medyanın gelişmesiyle, post-truth tarihindeki zirveyi yaşamaya başlamıştır. Gerçeklik algısı bozulmuş hatta ortadan kalkmış bu insan yığınları, hakikatle yolları kesişmesin diye, bu sanal saptırmayı körükleyen paylaşımlar, yalanlar (yani gerçek ötesi algı rahiplerinin okuduğu ayetler) hep ön planda olmalıdır. Etkileşimi artırmak, günlük ritüel hâline gelmiştir. Hatta bu tip paylaşımlara destek vermemek, beğenmemek, yeniden paylaşmamak, aynı yönde içerik üretmemek, 10 büyük günahtan biri hâline gelmiştir ama bu günahların Tevrat'taki 10 büyük günahla uzaktan yakından alakası yoktur.

Burada post-truth algısı dalgasına kapılan "zavallıların", dindar olmadığı/olmaması gerektiği anlamı çıkmamalıdır. Tam tersine, dini hassasiyeti olanlara da bu algı operasyonu titizlikle ancak onlara uygun hâlde uygulanmış, kendi inanışlarını yaymak için, kadim inanışlarda hiç olmayan yeni argümanlar üretilerek, etkileşim kervanına eklenmiştir. "Kervan yolda düzülür" öngörüsü haklı çıkmış ve bu gruplar da bu kervanda kendilerine hatırı sayılır yer bulmuşlardır.

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Siyasi algı gerekliliğine göre kimi zaman farklı düşüncelere saygıyı körükleyen bu algı rahipleri, özellikle seçim zamanlarında tam tersine kutuplaşmayı hatta saldırganlaşmayı körükler. Dün "din elden gidiyor" diyerek çıkarılan isyanlar günümüzde; "özgürlük, adalet, insan hakları" söylemleri ile karşısındakini hapse atmaya, yargılamadan asmaya, bırakın hayvanları, eşyalardan dahi daha değersiz hâle getirmeye matuf "sanal savaşlara" hatta çoğu zaman sokağa sıçrayan terör faaliyetlerine dönüşmüştür.

Modern köle hâline gelip kendini özgür sanan, satın aldığı tütsünün kokusunun verdiği "biyolojik" rahatlığı Tanrı'dan gelen bir esinti zanneden et, kemik ve sinirden oluşan (insanlar değil) "beşerler" oluşturulmuştur. Kendini biyolojik varlığına indirgeyen bu kitle, tarihin tüm devirlerinde "biyolojik varlığı aşmaya yönelik" bilimsel, düşünsel ve hatta deneysel kazanımlara gözünü kapatmayı da "bilim" sanmaktadır.

İşte postmodern dönemde, post-truth algısının oluşturduğu "klasik ve modern birey" anatomisi kısaca böyle tanımlanabilir.

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Ve Kaçınılmaz Çelişki: Bireysel Kaos

Şanslı olanlar genç yaşta ama çoğunluğu 50'li yaşlarda gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalmaktadırlar. Çünkü post-truth algısının yarattığı sanal sapkınlığın vaat ettiği "kutsal meyvelerin" hiç sunulmayacağı anlaşıldığında, bireysel kaos başlar. Antidepresanlar, histeri krizleri, yıkımlar art arda gelir. Bu yıkımları yaşayanlar mevcut durumu deşifre etmeye çalışsalar da hiçbir zaman başarılı olamazlar çünkü algı operasyonu o kadar kuvvetlidir ki, bu gerçek ötesi algıya aldananlar, dayatılanlardan başka bir şey duymadıkları gibi, yıkım yaşayanları da "beceriksiz, zayıf birey" olarak yaftalamaktan da asla geri kalmazlar.

Yıllarca feminizm adına savunduğu fikirlerin kendisini yalnızlığa ve hatta yalnız şekilde ölmeye itmekten başka bir işe yaramadığını fark eden Petronella Wyatt örneği, hazindir (Bkz.: Dişli Bir Feministin İtirafı ve Feminazi'nin Çöküşü).

Kadim Bir Algı Operasyonu: Post-truth

Çözüm

Algı operasyonlarına karşı verilecek tüm mücadelelerde gerçekçi ve hedefine oluşan çözüm yolu tek bir başlangıç noktasından hareket eder: Farkındalık yaratmak.

Gerçeküstü hatta gerçek dışı sanal saptırma merkezli algı operasyonları, insanların zihinlerine yönelik "gayrihukuki ve gayriahlaki" bir girişimdir. Esasen suç olan bu girişim, kanunlardaki boşluklardan hareket ederek ilerlemektedir. Bu nedenle yapılacak ilk ve en etkili adım, farkındalık yaratmak, farkındalığı artırmaktır.

Post-truth olarak ileri sürülen her ne varsa, kendi sistemlerine uygun olarak, vurucu ve insanın varlığından kaynaklı açıklara seslenerek "yanlış" olduğunu hiç söylemeden ama "yanlış" olduğunu vurgulayarak ortaya koymak gerekmektedir. Gerçeklikten kopuk ve sadece siyasi yahut ekonomik monarkların çıkarına hizmet edecek bireyler yaratan söylemleri, mantık kuralları çerçevesinde açıklamak, akılcı gerekçeler sunarak çürütmeye çalışmak, çok sempatik ama etkisiz bir çabadan öte gitmeyecektir. Aynı hatta dozu daha artırılmış vurucu tepkiler, büyük etki yaratacaktır.

Bir viski markasının; içilmesi ile uzun ve iyi bir hayat sürüleceği yönünde algı oluşturan bir paylaşımına cevap olarak, içki markasının simgesi altına "bu kadar çabuk ölmemin sponsoru" yazısı eklenmiş bir mezar taşı resminin üstüne "Evet havalı görünüyor" yazısının eklenmesi, büyük etki yaratmış, hatta paylaşımın kaldırılması sağlanmıştır.

Malum ve meşhur bir sigaranın reklam afişlerinde yer alan, reklamı yapılan markaya ait sigara ile karizmatik bir portre çizen "kovboy"un akciğer kanserinden ölmesi sonrasında, ailesinin ilgili sigara markasından büyük bir tazminat almasına yönelik mahkeme kararlarının "kendini öldür, ailene büyük bir miras bırak" söylemleri ile afişe edilmesi, büyük bir kaos oluşturmuştur.

Bu farkındalık yaratma girişimi, algı operasyonlarıyla mücadelede gerekli ama yeterli değildir. Bunun yanında; ilgi çekici videolar, öğretici yahut nasihat edici değil dikkat çekici kısa yazılar, çarpıcı çıkarımlar; çok iyi sonuçlar alınmasını sağlamaktadır.

Benzer Yazılar

Dişli Bir Feministin İtirafı ve Feminazi'nin Çöküşü

Bayram-Yuksekkaya 7 minutes 41 seconds

Feminzm akımının güç kaybetmeye başladıkça daha da sertleşip Feminazi haline geldiğine tüm dünya şahit oldu. Gelinen noktada, Feminzmin Erkek Düşm...

Cinsel Kimlik'ten Cinsiyet Kimliği'ne: Bir Feminazi Kurgusu

Bayram-Yuksekkaya 5 minutes 58 seconds

Feminzimin ve özellikle post-modern feminzm veya daha doğru ifadeyle, postmodernizm ile yine her zamanki gibi strateji, kavram ve şekil değiştiren...

Bir Kamburun Cinayet Davası ve Empati

Bayram-Yuksekkaya 2 minute

İngilterede büyük bir holdingin yakınında bir kambur, köşeye kurulmuş bir büfede döner satmaktadır. Holdingin sahibi de her sabah ve akşam gelip g...

Ümit Özdağ Serbest Bırakılmalıdır!

Bayram-Yuksekkaya 2 minutes 59 seconds

Ümit Özdağ tutuklandı. Neden? Mercek altına alalım. Ankarada bir restoranda akşam yemeği yerken, restoranın yakınındaki tüm yollar kesiler...

PKK Silah Bırakacak ve Kürtçü/Bölücü Terör Bitecek

Bayram-Yuksekkaya 6 minutes 44 seconds

Bebek katili Abdullah Öcalan, PKK koşulsuz, şartsız silah bıraksın, kendini feshetsin çağrısı sonrası bölücü terör örgütü ateşkes ilan etti. Ama s...